Sponsor

Anıtkabir by Murat Caglar / 500px

Bir Mimari Şaheser Olarak Anıtkabir ve Bilinmeyen Yönleri

Anıtkabir, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümü sonrası kendisine duyulan minnet ve saygıyı ifade etmek ve temsil ettiği değerleri yaşatmak amacıyla yapılan bir anıt mezardır.  

Yapımı 9 yılda tamamlanan yaklaşık 150 bin ton ağırlığındaki Anıtkabir, konumlandığı tepeden mimari yapısına, ağaçlarından döşemelerine, heykellerinden süslemelerine, kulelerinden kabartmalarına kadar pek çok detayı ile özel bir yere sahiptir. 

Ulusal bir anıt olarak tasarlanan yapı, kimlik, bellek, milliyetçilik ve mimarinin kesişmesinin sonucu ortaya çıkan bir simgedir. 

Christopher S. Wilson 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e saygı, özlem ve minnetle. Bugün, yarın ve daima.

Atatürk’ün Çok Sevdiği Tepe: Rasattepe (Anıttepe) 

Mustafa Kemal Atatürk’ün 10 Kasım 1938’deki vefatının ardından kendisine duyulan saygıyı ve sevgiyi ifade etmek ve ortaya koyduğu ilkeleri yaşatmak için bir anıt mezar yapılması düşüncesi ulusun ortak bir isteği olarak gündeme gelir.   

1923 yılında, bir akşam yemeğinde, Atatürk’ün gömüleceği yer hakkında konuşulduğunda Atatürk’ün arkadaşlarından biri, Ulus Meydanı’ndan İstasyon’a giden yol üzerinde, dört yolun kavşağındaki yuvarlak yerin mezar için çok uygun olduğunu önermesi üzerine Atatürk’ün; “İyi ve kalabalık bir yer. Fakat ben böyle bir yeri milletime vasiyet edemem.” demesi (1), yine bir akşam gömüleceği yer üzerinde durulduğunda Atatürk’ün; “Beni milletim nereye isterse oraya gömsün. Fakat benim hatıralarımın yaşayacağı yer, Çankaya olacaktır.” açıklaması (1) ve Gazi Orman Çiftliği’nde ziraat mühendisi Tahsin Bey ile ettiği bir sohbette ise; “Şu küçük tepede bana küçük ve güzel bir mezar yapılabilir. Dört yanı ve üstü kapalı olmasın. Açıklardan esen rüzgâr bana yurdun her yanından haberler getirir gibi, kabrimin üstünde dolaşsın. Kapıya bir yazıt konulsun. Üzerine ‘Gençliğe Hitabem’ yazılsın. Orası yol uğrağıdır. Her geçen, her zaman okusun. (2) açıklaması not edilse de bir devlet adamının zorlamalarla saygı göremeyeceğine ve ulusunun gereğini yapacağına inanan Mustafa Kemal Atatürk’ün gömüleceği yer ile ilgili bir vasiyeti yoktur. 

Atatürk’ün cenaze töreni ve Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabre yerleştirilmesinden kısa süre sonra, Anıtkabir’in yapılacağı yerin tespit edilmesi için komisyon kurulur. Uzun tartışmalar ve oylamalar sonucu Anıtkabir’in Rasattepe’ye yapılmasına karar verilir.  

Atatürk’ün konuşmaları sırasında Çankaya’yı çok sevdiğini ve hatıralarının Çankaya’da yaşayacağını belirtmesi, yıllar önce bir gezi sırasında Rasattepe’yi gezerken “Bu tepe ne güzel bir anıt yeri…” demesi, kentsel morfoloji açısından tepenin proje için en uygun alan olması ve tepeye çıkılıp Ankara’ya bakılınca, bir ucu Dikmen, diğer ucu Etlik’te olan bir hilalin tam ortasında bir yıldız gibi olması ve bu özelliği ile Atatürk’ü kucaklayan bir Ankara olacağı ve böylelikle Atatürk’ün Türk bayrağı ile sembolik olarak birleşecek olma düşüncesi (1) Anıtkabir’in Rasattepe’ye yapılma nedenleridir. 

Beklentilerin Üstünde İlgi Uyandıran Anıtkabir Proje Yarışması 

Anıtkabir için uygun bir yer tespit edildikten sonra mimari projesi için bir yarışma düzenlenmesine karar verilir.  1 Mart 1941 tarihinde, yeni bir komisyon kurularak Anıtkabir’in genel özelliklerini belirten bir bildiri yayımlanır. Yayımlanan bildiride yarışmaya Türk mimarların katılamayacağı yalnızca yabancı mimarların katılabileceği belirtilir. Sert tepkiler ve eleştiriler sonucu alınan karardan vazgeçilir ve uluslararası bir yarışma açılır.   

Uluslararası bir yarışma olması nedeniyle jürinin de uluslararası olmasına karar verilir. 6 kişiden oluşan jüride Prof. P. Bonatz, Prof. Ivan Tenghom, Prof. Karoly Wickinger; Prof. Arif Hikmet Holtay, Muammer Çavuşoğlu, Muhlis Sertel yer alır. 1941 yılında açılan yarışmaya II. Dünya Savaşı’nın devam etmesine rağmen Türkiye, Almanya, İtalya, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Çekoslovakya’dan toplam 49 proje katılır. Jüri, 23 Mart 1942 tarihinde değerlendirdiği projelerden; Johannes Kruger’in, Arnoldo Foschini’nin ve Emin Onat ile Orhan Arda’nın projesini ödül verilmeye değer bulur ancak jüri, üç projede de bazı değişiklikler yapılması gerektiğini bildirir (5)

Yetkili pek çok kişinin görüşleri alınarak 7 Mayıs 1942 tarihinde, Emin Onat ve Orhan Arda’nın projesinin uygulanmasına karar verilir. Bu kararın alınmasında etkili olan görüş şöyledir: “Yarışmayı kazanan üç proje pek çok yönden aynı değerdedir. Fakat bunlar içinde, iki Türk’ün yaptığı eser bu milli konuyu daha başarılı olarak yansıtmıştır. Bir diğer jüri raporunda belirtildiği gibi, bu projenin araziye uygunluğu diğer projelerden çok üstündür” (5)

Emin Onat ve Orhan Arda’nın projesini diğer projelerden ayıran en önemli özelliği, Rasattepe’nin yassı platosu üzerinde topoğrafyayı tamamlayan yatay bir siluet vermesi ve yapının kent ile görsel bir bağlantı kurmasına öncelik vermesidir (6)

Projede yapılması öngörülen tüm değişiklik ve iyileştirmeler tamamlanarak 9 Ekim 1944 tarihinde Anıtkabir’in inşaatına başlanır. II. Ulusal Mimarlık Dönemi’ne ait, yapımı tam 9 yıl süren Anıtkabir, Ekim 1952’de tamamlanır.

Uluslararası Bir Park: Barış Parkı 

Anıtkabir, 750.000 metrekarelik bir alan üzerinde kuruludur. Bu alanın yaklaşık 120.000 metrekarelik kısmı Anıt Bloku (Aslanlı Yol, Tören Alanı, Mozole), 630.000 metrekarelik kısmı ise elli bine yakın ağaçtan oluşan Barış Parkı’dır (1). Anıtkabir’i çevreleyen Barış Parkı, Doğu ve Batı Parkı olmak üzere iki kısımdan oluşur.  

Anıtkabir’in çevresine ilişkin ilk peyzaj çalışmalarına 1946 yılında mimar Prof. Paul Bonatz’ın önderliğinde, Prof. Emin Onat ve Prof. Sadri Aran’ın görüşleri doğrultusunda başlanır. Bölgenin çevre düzenlemesine ilişkin uygulama projeleri ise Prof. Sadri Aran tarafından hazırlanır. 

Anıtkabir’in inşaatı sırasında tepenin çevresinde eteklerinden başlamak üzere geniş bir yeşil kuşak oluşturmak, erozyonu önlemek ve Anıt’ın çevresindeki yerleşim alanlarından ayrışmasını sağlamak amacıyla ağaçlandırma çalışması yapılmasına karar verilir.  Ağaçlandırma çalışmalarında, Anıt’ın yeri, konumu ve mimari özelliği dikkate alınır. Anıtkabir’in bulunduğu tepe ağırlık merkezi olacak şekilde; tepenin eteklerinde yüksek boylu ve geniş hacimli ağaçlar, Anıt’a yaklaştıkça boyları giderek kısalan ve renkleri bozlaşan ağaçlar kullanılarak Anıt’ın heybetini ortaya çıkarmak ve Anıt’ın Ankara’nın belli başlı yerlerinden görülebilir olmasını sağlamak amaçlanır.  

Anıtkabir’e Hediye Edilen Ağaçlar

Yaşamı boyunca dünyada ve yurtta barışı sağlamak için büyük mücadeleler veren Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” özdeyişinden esinlenilerek oluşturulan parkta ABD’den Afganistan’a, Norveç’ten Mısır’a 24 ülkeden ve Türkiye’den Ankara, Eskişehir, İstanbul ve Samsun’dan gelen 104 ayrı türde 48.500 adet bitki bulunur (1)

24 ülkeden Anıtkabir Barış Parkı’na hediye edilen fidanlar aşağıdaki gibidir (8):

  • Afganistan: 15 Akkavak, 10 Nesteren Gül, 12 Çitlembik 
  • Amerika Birleşik Devletleri: 310 Mavi Ladin, 100 Mavi Selvi, 100 Sedir 
  • Avusturya: 55 Dağ Çamı 
  • Almanya: 25 Bataklık Meşesi, 10 Huş, 13 Ihlamur, 5 Atlas Sediri, 5 Yabancı Selvi, 8 Sabin Çamı, 17 Erik, 5 Yatık Ardıç, 200 Gül 
  • Belçika: 10 Dağ Muşmulası, 13 Şimşir, 12 Top Mazı, 12 Yatık Ardıç, 12 Sedir, 12 Akçaağaç, 12 Porsuk, 12 Göknar, 12 Sarıçam 
  • Danimarka: 20 Kayın 
  • Finlandiya: 275 Huş 
  • Fransa: 10 Kızılağaç, 10 Sarıçam, 10 Sahil Çamı, 10 Fıstık Çamı, 10 Avrupa Melezi, 10 Göknar, 10 Kayın, 10 Avrupa Ladini 
  • Çin: Bir miktar Armand Çamı ile Çin Göknarı tohumu 
  • Hindistan: 289 Sahil Çamı 
  • Irak: 20 Musul Fıstığı 
  • İngiltere: 50 Kiraz, 50 Porsuk, 100 Karaçam, 50 Meşe 
  • İspanya: 1 Karaağaç, 1 Selvi, 4 Sahil Çamı, 1 Dişbudak, 2 Kestane, 3 Ardıç, 1 Ceviz, 1 Meşe 
  • İsrail: 30 Sahil Çamı 
  • İsveç: 10 Huş 
  • İtalya: 5 Karayemiş, 5 Mezarlık Servisi, 8 Fıstık Çamı, 10 Mavi Selvi, 5 Karaçam, 7 Sedir 
  • Japonya: 35 Kiraz 
  • Kanada: 30 Akçaağaç 
  • Kıbrıs: 5 Çam 
  • Mısır: 8 Akkavak, 6 Katalpa, 6 Gladiçya, 6 Akasya, 6 Salkım Akasya 
  • Norveç: 12 Gürgen 
  • Portekiz: 50 Mezarlık Selvisi, 50 Sahil Çamı 
  • Yugoslavya: 10 Ihlamur, 5 Sofora, 5 Kestane, 10 Erguvan, 10 Çınar, 20 Kavak, 5 Katalpa, 5 Fındık, 10 Söğüt, 5 Maklora, 10 Çitlembik, 20 Meşe, 20 Polyanta Gül, 20 Gül, 19 Mazı, 11 Yalancı Selvi, 5 Boylu Ardıç, 8 Karaçam, 10 Huş, 1 Alıç, 10 Taflan, 10 Berberis, 2 Mavi Sedir, 20 Yatık Ardıç, 10 Leylak, 6 Karayemiş, 10 Erguvan, 6 Mahonya, 3 Porsuk, 10 Söğüt 
  • Yunanistan: 5 Kayın, 5 Göknar, 5 Porsuk, 5 Çoban Püskülü, 5 Karaçam 

Anıt Mezara Uzanan Alle: Aslanlı Yol 

Giriş alanından tören alanına kadar uzanan, ziyaretçilerin Atatürk’ün huzuruna çıkmadan önce manevi olarak hazırlanmasını sağlamak amacıyla yapılan 262 metrelik yol, sağ ve solunda sıralanan aslan heykellerinden dolayı “Aslanlı Yol” olarak adlandırılır. Türk kültüründe güç sembolü olması nedeniyle aslan figürü tercih edilir.  

Aslanlı Yol’da Neden 24 Aslan Var?

Hüseyin Anka Özkan tarafından yapılan aslan heykelleri, Hititlerin sanat üslubunu yansıtır. Yolun sağ ve solunda bulunan 24 aslan, “24 Oğuz boyunu”, aslanların çift olması “birlik ve bütünlüğü”, aslanların yatar pozisyonda olmaları ise “barışseverliği” temsil eder.  

Aslanlı Yol’un sağ tarafında İstiklal Kulesi, sol tarafında ise Hürriyet Kulesi bulunur. İstiklal Kulesi önünde bulunan ve üç kadından oluşan kadın heykel grubu, “Türk kadınlarının Atatürk’ün ölümünden duydukları derin acıyı“, Hürriyet Kulesi’nin önünde bulunan ve üç erkekten oluşan erkek heykel grubu ise “Türk erkeklerinin Atatürk’ün ölümünden duydukları derin acıyı” temsil eder.  

Aslanlı Yol’un her iki tarafında sıralanan ardıç ağaçları ile bir koridor oluşturularak ziyaretçilerin kent ile bağlantısını kesmesi ve Ata’nın huzuruna çıkmadan önce duygusal olarak hazırlanması amaçlanır.  

Aslanlı Yol, Atatürk’ün huzuruna çıkanların ilgisini yola vermesi, başlarını öne eğik tutarak ilerlemesi için 5 cm çim boşluğu bırakılarak traverten taşları ile döşenir.

Kilim Desenli Anıtkabir Tören Alanı  

Aslanlı Yol’un sonunda yer alan tören alanı, anma törenleri ve benzeri etkinlikler için kullanılan 15 bin kişi kapasiteli dikdörtgen bir alandır. Alanın zemininde kırmızı, beyaz, sarı ve siyah renklerde traverten taşları kullanılarak oluşturulmuş kilim desenleri bulunur.  

Tören alanının üç tarafı revaklarla sarılıdır. Revakların tavanlarında da kilim desenleri bulunur. Kilim desenlerinin yoğun olarak kullanılması Türk geleneklerine bir çağrışımdır.  

Tören alanının Çankaya yönündeki girişinde yer alan 28 basamaklı merdivenlerin ortasında yüksek bir direk üzerinde Türk Bayrağı dalgalanır. Bu bayrak direği, 4 metresi kaidenin altında olmak üzere toplam 33,53 metre yüksekliği ve yaklaşık 5 ton ağırlığı ile Avrupa’daki tek parça çelik bayrak direklerinin en yükseğidir (7). Bayrak direğinin kaidesinde Kenan Yontuç’un tasarladığı Türkiye Cumhuriyeti’nin değerlerini sembolize eden bir kabartma yer alır. Bu kabartmada yer alan kılıç ile saldırı gücü, miğfer ile savunma gücü, meşe dalı ile zafer, meşale ile medeniyet, zeytin dalı ile barışseverlik simgelenir. 

Anıtkabir’in 10 Kulesi ve 10 Anlamlı İsmi

Anıtkabir’de simetri gözetilerek yerleştirilen 10 kule vardır: İstiklal Kulesi, Hürriyet Kulesi, Mehmetçik Kulesi, Müdafaa-i Hukuk Kulesi, Zafer Kulesi, Barış Kulesi, 23 Nisan Kulesi, Misak-ı Milli Kulesi,  İnkılap Kulesi ve Cumhuriyet Kulesi. Anıtkabir’de yer alan bu kuleler, Atatürk’ün kişiliğini yansıtan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin oluşumunda önemli etkileri olan kavramları temsil eder. Kulelerin iç ve dış yüzeylerinde kulenin ismiyle ilgili kabartmalar ve Atatürk’ün ilgili özdeyişleri bulunur. 

Selçuklu tarzı mukarnas saçaklar, payanda kemerler, gülbezekler ve kuş evleri kulelerde yer alan önemli ayrıntılardır. Kulenin üzerleri, iç kısmı aynalı tonoz, dış kısmı ise tepelerinde bronz mızrak uçları olan piramidal çatı ile örtülüdür. Kulenin tepelerindeki bronz mızrak uçları, Türkiye kırsalında ve Orta Asya’da bulunan Türk göçebe çadırlarını çağrıştırır (2).

Anıtkabir’ in mimarları Emin Onat ve Orhan Arda’ya göre Osmanlı öncesi döneme ait bu kuleler, Türk mimarisinin köklerinin temsilidir.  

Anıtkabir’in En Önemli Bölümü: Mozole

Anıtkabir’in en önemli bölümü olan mozoleye tören alanından 42 basamaklı merdivenle çıkılır. Merdivenin ortasında Kenan Yontuç’un tasarladığı hitabet kürsüsü yer alır. Beyaz mermerden yapılan kürsüde Atatürk’ün Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir. sözü yazılıdır.   

Mozoleye çıkan merdivenlerin sağında Zühtü Müritoğlu’nun Sakarya Meydan Muharebesi konulu kabartması, solunda ise İlhan Koman’ın Başkomutanlık Meydan Muharebesi konulu kabartması yer alır. 

72x52x17 metre ölçülerindeki mozole, dikdörtgen planlı ve iki katlıdır. Mozolenin duvarları, köşe sütunlar hariç ön ve arkada 8, yan cephelerde 12 olmak üzere 14,40 metre yüksekliğindekİ sütunlarla çevrelidir (7). Sütunların gövdeleri beton olup, yüzeyleri traverten kaplıdır. Mozole’nin üstü düz kurşun çatı ile örtülüdür.  

Mozolenin Tören Meydanı’na bakan cephesinin solunda “Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi”, sağında ise “Onuncu Yıl Nutku” yazılıdır. 

Atatürk’ün 40 Tonluk Mermer Lahdi

Atatürk’ün sembolik lahdi, Şeref Holü’nün tam karşısında, Ankara Kalesi’ne bakan büyük pencerenin yer aldığı beyaz mermerle kaplı nişin içinde 40 ton ağırlığında kırmızı mermer bloktan oluşur. 

1967 yılında, Etiyopya Kralı Haile Selasiye’nin Anıtkabir ziyaretinde mozoleye bıraktığı iki büyük gül dalıyla sembolize edilen gümüş çelenk Anıtkabir’de yer alan detaylardan biridir (1) .

Vatan Toprağıyla Sarmalanan Bir Lider: Atatürk

Atatürk’ün naaşı 40 tonluk kırmızı mermer bloktan yapılan sembolik lahtin yaklaşık 7 metre altındaki mezar odasında bulunur. Mezar odası, Selçuklu-Osmanlı kümbet mimarisine göre sekizgen planlı olarak yapılır. Odanın piramidal tavanı geometrik motifli mozaiklerle süslenir. Zemin ile duvarlarda siyah, beyaz ve kırmızı mermer kullanılır.  

Mezar odasının ortasında kıble yönünde kırmızı mermer sanduka yer alır. Atatürk’ün vasiyeti üzerine mezarının karşısına Türk bayrakları konulur. Sandukanın çevresindeki pirinç vazolarda, Türkiye’nin 81 ilinden, Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gönderilen topraklar bulunur.  

Bir akşam, yemekte Atatürk’ün ölümü söz konusu olur. Yemekte bulunanlardan Recep Peker, Atatürk’ün yurdun sınır boylarından getirilen topraklar içine yatırılmasını önerir. Atatürk, Recep Peker’in bu düşüncesinden çok duygulanır ve manevi kızlarından Afet İnan’a “Bunu Unutma!” der (1).

10 Kasım 1953 tarihinde Etnografya Müzesi’nden Anıtkabir’e nakledilen Atatürk’ün naaşı, Suriye’deki Caber Kalesi, Kore’deki Türk şehitliği, Selanik’te doğduğu evin bahçesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye’nin 81 ilinden getirilen topraklar harmanlanarak defnedilir. 

Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi 

21 Haziran 1960 tarihinde açılan müzede Atatürk’ün kullandığı eşyalardan, kendisine yabancı devlet adamları tarafından hediye edilen eşyalara, Çanakkale Savaşı, Sakarya Meydan Savaşı ve Büyük Taarruz’un anlatıldığı panoramik tablolardan, Atatürk’ün kütüphanesinde yer alan kitaplara, okuduğu kitaplardan aldığı notlara kadar pek çok özel parça bulunur. 

İsmet İnönü’nün Lahdi 

Barış ve Zafer Kuleleri arasında, 25 Aralık 1973 tarihinde vefat eden Atatürk’ün en yakın silah arkadaşı, II. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün sembolik lahdi yer alır. Bu lahdin altında ise mezar odası vardır.

Anıtkabir’in yerleşim planını aşağıda bulabilirsiniz:

1. İstiklâl Kulesi, 2. Hürriyet Kulesi, 3. Kadın Heykel Grubu, 4. Erkek Heykel Grubu, 5. Aslanlı Yol, 6. Aslan heykelleri, 7. Mehmetçik Kulesi, 8. Müdafaa-i Hukuk Kulesi, 9. Zafer Kulesi, 10. Barış Kulesi, 11. 23 Nisan Kulesi, 12. Bayrak direği, 13. Misak-ı Millî Kulesi, 14. Müzenin birinci bölümü, 15. İnkılâp Kulesi, 16. Cumhuriyet Kulesi, 17. Sakarya Meydan Muharebesi konulu kabartma, 18. Başkomutanlık Meydan Muharebesi konulu kabartma, 19. Hitabet Kürsüsü, 20. Şeref Holü, 21. Atatürk’ün Lahdi, 22. Atatürk’ün mezar odası, 23. Atatürk Özel Kitaplığı ve Sanat Galerisi, 24. Tören alanı, 25. İsmet İnönü’nün lahdi, 26. Anıtkabir Komutanlığı, 27. Anıtkabir Müze Müdürlüğü, 28. Dinlenme salonu, 29. Tuvalet 

10 Kasım 1938, günlerden Perşembe. Radyonun yayını birden kesildi. Spiker Baki Süha Edipoğlu, sesi titreyerek önündeki metni okumaya başladı: 

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin resmi tebliğidir. Türk milletinin ulu şefi, insanlığın büyük evladı Atatürk dünyaya gözlerini kapadı. Milletimize içimiz yanarak bu tarife sığmayan kaybından dolayı en derin taziyelerimizi sunarız. Kederlerimizin tesellisini ancak ve ancak onun büyük eserine bağlılıkta ve aziz vatanımızın hizmetinde ararız. Ölmez olan, O’nun büyük eseri Cumhuriyet Türkiye’sidir. Kurtarıcını ve en büyük evladını kaybettin. Türk Milleti, sen sağol!” (10)

Yararlanılan Kaynaklar

  1. Url-1:http://www.anitkabir.org/anitkabir/anitkabirinyapimi/anitkabirin-yeri-nasil-secildi-2.html 
  2. Url-2:https://m.bianet.org/bianet/yasam/180585-anitkabir-nasil-insa-edildi 
  3. Url-3:https://archives.saltresearch.org/simple-search?query=An%C4%B1tkabir&sort_by=score&order=desc&rpp=10&etal=0&start=50 
  4. Url-4:https://www.flickr.com/search/?text=an%C4%B1tkabir 
  5. Url-5:https://www.arkitera.com/haber/anitkabirin-mimari-gercekleri/ 
  6. Ak, M.K. ve Akıncı Kesim, G. 2013. Anıt Mezarların Peyzaj Mimarlığı Yönünden İncelenmesi: İzzet Baysal Anıt Mezarı Çevre Düzenlemesi Örneği. Ormancılık Dergisi. 9(2) (2013) 38-55.  
  7. Url-6:https://www.kilsanblog.com/mimari-oykuler-insaat-hikayeleri/anitkabir-ataturkun-gorkemli-anit-mezari/ 
  8. Url-7:https://www.sozcu.com.tr/2016/yazarlar/yilmaz-ozdil/anitkabir-2-1499429/ 
  9. Url-8:https://tr.wikipedia.org/wiki/Anıtkabir#Aslanlı_Yol 
  10. Url-9:https://www.koroglugazetesi.com/haber/ataturk-yasama-veda-etti-10-kasim-1938.html 
FavoriteLoadingFavorilere Ekle

Yeni yazılarımızın cihazınıza anlık bildirim olarak gelmesini ister misiniz? Bildirimlere Abone olun.

Cevap Ver

Yorumlarınızı Merak Ediyoruz.