1. Ana Sayfa
  2. Genel
  3. Dilek Yarımadası – Büyük Menderes Deltası Milli Parkı

Dilek Yarımadası – Büyük Menderes Deltası Milli Parkı

featured
Reklam Sponsoru

Hem denizin ve kumun tadını çıkarabileceğiniz hem de eşsiz flora ve faunasını keşfedebileceğiniz doğa ile iç içe olan bir gezi ve gözlem cenneti bir milli park; gelip gördüğünüzde keşke hiç ayrılmasam diyeceğiniz bir cennet. Şimdi bu cenneti biraz daha iyi tanıyalım.

Deniz, kum, güneş ve heyecan uyandırıcı flora-fauna topluluğu

38485309

Büyük Menderes Deltası Milli parkı; Ege Bölgesi, Aydın ili sınırları içinde yer alır. Dilek Yarımadası 1966 yılında, Büyük Menderes Deltası 1994 yılında milli park ilan edilmiştir. Dilek Yarımadası 10.985, Büyük menderes deltası 16.690 hektar olmak üzere toplam 27.675 hektarlık bir yüz ölçümüne sahiptir. Ege ve Akdeniz’in en iyi korunan maki florası ile antropojen etkilerden uzak gösterişli bir bitki örtüsü bulunmaktadır. Jeolojik yapı, tabii bitki ve hayvan toplulukları, dinlenme ve eğlenme, turizm çeşitliliği, sulak alanları ile inanılmaz bir ortam. Milli parka belli bir ücret karşılığında giriş yapıp bu eşsiz güzelliği gezme imkânı bulabiliyorsunuz. Girişte sanki bir yaz kampına gelmiş gibi hissediyorsunuz kendinizi ve büyüleyici çam kokusu, Ege denizinin esintisiyle sizi milli parkın derinliklerine adeta büyülenmişçesine çekiyor, alıkoyamıyorsunuz kendinizi. Milli park bünyesinde barındırdığı bitki çeşitliliği ile dikkat çekiyor. Hem Dilek Yarımadası hem de Büyük Menderes Deltasının barındırdığı farklı ve çeşitli fiziksel özellikler, bitki örtüsünün de kısa mesafeler içerisinde farklı ve çeşitli olmasına yol açmıştır. Milli Park içerisinde 804 bitki türü belirlenmiştir. Bu bitkilerden 6’sı dünyada sadece burada görülür. Ayrıca dünyada sadece Türkiye’de bulunan 18 bitki türünü de barındırır. Akdeniz maki bitki örtüsünün hemen hemen bütün bitki türlerinin en canlı ve sağlıklı örnekleri yarımadada yer alır. Dilek Yarımadası, genelde yaygın olarak Kuzey ve Batı Anadolu’da yayılış gösteren, Anadolu Kestanesi’nin en güneye indiği, ülkemizde birkaç yerde bulunan Kartopu’nun, Finike Ardıcı’nın, Melez Pırnal Meşesinin ve Dallı Servinin küçük orman toplulukları meydana getirerek yetiştiği tek yerdir. Başka deyişle, Milli Park, Akdeniz’den Karadeniz’e kadar tüm Anadolu’da varolan bitki türlerinin doğal olarak bir arada görüldüğü doğa müzesi olma özelliğini taşımaktadır. Bu benzersiz biyolojik çeşitlilik nedeniyle Dilek Yarımadası, Avrupa Konseyi tarafından Flora Biyogenetik Rezerv Alanı yani, bitki örtüsü açısından soyu tükenmekte veya genetik çeşitliliği çok azalmakta olan bir canlı türü ya da topluluklarını korumaya yönelik uluslararası düzeyde koruma alanı olarak kabul edilmiştir.

buyuk_menderes_deltasi_aydin_091

Milli Park ta bulunan bitki türleri arasında ayrıca Karaçam, Kara Selvi, Erguvan, Defne, Sandal Ağacı, Zeytin, Meşe türleri, Akçaağaç, Ihlamur, Çınar, Zakkum, Kokarçalı, Hanımeli, Kavak, İncir, Ahlat, Böğürtlen, Keçiboynuzu, Katırtırnağı, Dişbudak, Yasemin, Alıç, Menengiç, Sumak, Karaağaç, Funda ve Eğrelti otları sayılabilir. Ben özellikle burada ki zakkum ve böğürtlenlere bayılmıştım. Milli park’ta ayrıca Hayvanat bahçelerinde bile göremeyeceğimiz türde birçok ender hayvan türü bulunmaktadır. Bunlardan bazıları yırtıcıdır. Gün gelirde yolu düşen arkadaşlar olursa aman dikkat. Anadolu Parsı, Kurt, Tilki, Çakal, Vaşak, Yaban kedisi, Porsuk, Sansar, Kirpi, Oklu kirpi, Yaban Domuzu, Kertenkele, Kaplumbağa, Kaya Kartalı, Deniz Kartalı, Şahin, Doğan, Martı, Karatavuk, Keklik, Kaya güvercini, Tahtalı güvercin, Yaban İneği, Yabani at, Tavşan, Su samuru, Çulluk, Kerkenez, Yeşilbaş Ördek, bu hayvanlardan bazılarıdır.

Reklam Sponsoru

Benim şahsi görüşüm bir Peyzaj Mimarının gidip orada ki bitki topluluklarını yerinde görmesi incelemesi bu bitkiler hakkında orada bilgi edinmesi gerekmektedir. Ayrıca Milli parkların bünyesinde peyzaj mimarlarının çalışması gerekmektedir. Çünkü bu alanlarda bulunan bitki topluluklarının gerek sınıflandırma aşamasında olsun gerekse bitki örtüsü açısından yoksun olan alanların bitkilendirilmesinde ve zarar görmüş alanların onarımında peyzaj mimarlarına ihtiyaç vardır. Ayrıca Milli parkların belli kısımları rekreasyonel olarak kullanılabildiğinden dolayı bu alanlarda ziyaretçilerin faydalanabilmesi için parkın doğal bitki örtüsüne, kültürel özelliklerine uygun donatı elemanlarının tasarım, planlama ve uygulama aşamalarında ve bunların doğal peyzaj elemanları ile uyumlu bir hale getirilmesi aşamasında peyzaj mimarları rol almalıdır. Bunun yanı sıra olası tehlikeleri, yapacağı analiz ve gözlemlerle önceden tahmin edip önlem alınması için gerekli çalışmaların içinde bulunmalıdır. Bizler Peyzaj Mimarları olarak doğanın en önemli bekçileriyiz. Yeşilin içinde olan her konuda Peyzaj Mimarları olarak görev almalı, doğaya ve insanlığa karşı sorumluluğumuzun ne kadar büyük olduğunun farkında olmalıyız. Unutmayalım ki bizler yeşili mimariyle buluşturan sanatçılarız.

EMRE TOPÇU – Peyzaj Mimarı

 

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Yeşil Mimari 2012-2013 yıllarında 4 sayı olarak Mehmet Emin DAŞ editörlüğünde çıkarılmış bir Peyzaj Mimarlığı dergisidir.

Yorum Yap