Sponsor

Günebakan Çiçeğinin Mitolojik Hikayesi

0

Yazı dilinde ay ile ilişkilendirilerek ayçiçeği olarak adlandırılan, derleme sözlüğünde “aydın çiçeği, çiğdem, devranber, devriamber, günâşık, güneâşık, günçiçeği, gündöndü, güntabak, günetapan, simişka, şakkalgan, şemşamer, vardıyan, aydede” gibi pek çok kelimeye karşılık gelen, yazın sıcaklığını, güneşi, güzelliği ve çocukluğumuzu hatırlatan, bulunduğu ortama neşe ve sıcaklık katan, insanın içine umut serpen, yollarda boylu boyunca uzanıp yüzünü güneşe dönen, güneş panellerinde mühendislere esin veren, Vincent Van Gogh’un büyük bir hevesle çalıştığı ve en sevdiği temalardan biri olan çiçek, Can Yücel’in çiçeği. 

Günebakan, güneşe bakan. 

Bulutların arasından süzülen huzmelere doğru sevinçle dönen…

Ah, zaman yorgunu günebakan, güneşin adımlarını sayan. Gezginlerin yolu bitirdiği yerde o güzelim altın ülkesini arayan. 

Günebakan çiçeği (Helianthus annuus); Asterales takımından, Asteraceae (Papatyagiller) familyasının bir üyesi olan Helianthus cinsinden olup, tek yıllık bir bitkidir.

Günebakan Çiçeği Hikayesi

Anavatanı Kuzey Amerika olarak bilinen günebakan çiçeğinin (Helianthus annuus), özellikle Batı Amerika yerlilerinin temel besin kaynaklarından biri olduğu; çekirdeklerini öğütüp un yaparak ya da çiçekli kısmını sebze olarak tükettikleri bilinir. Parlak renklerdeki vücut boyaları, kumaş ve çömlekleriyle bilinen yerliler, günebakan çiçeği tohumlarından mavi, siyah, mor ve kırmızı boya elde etmiş; lifli yapıdaki yapraklarını ve saplarını, dokumacılıkta, sepet örmede kullanmışlardır. Ayrıca yaralanmalarda, yılan ve böcek ısırıklarının tedavisinde de bu bitkiyi kullandıkları söylenir. 

1500‘lü yıllarda İspanya’ya daha sonra tüm Avrupa ülkelerine yayılan günebakanlar önceleri bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Avrupa’nın botanik bahçelerine ulaşan bu yeni bitkiyle ilgili doğa bilimciler, bir sezonda dikkate değer boy attığını not alır. Londra’da büyük bir botanik bahçesi olan, Herbal Plants (Şifalı Bitkiler) kitabının yazarı John Gerard, 1636 yılında “Nisan’da ekilen tohum yaz sonunda dört metre boya ulaştı… çiçeklerinden biri bir buçuk kilo ağırlığında… kırk santim çapındaydı.” diye not düşer (5)

Avrupa’da günebakan çiçeğini tanımlayan ilk doğa bilimcilerinden biri olan Claude Duret, 1605 yılında “Historie Admirable Des Plants” (Hayranlık Uyandıran Bitkiler) adlı eserinde Sevilla’da bir botanik bahçesinde görüp etkilendiği günebakan çiçeğine “Portait de’lherbe du soleil de Monardes“(Monardes’in Güneş Bitkisinin Portresi) adlı başlıkla yer verir. 

1700’lü yıllarda ise günebakan çiçeği Avrupa’da tercih edilen bir yağ bitkisi olur. 1800’lü yıllarda Rusya’ya ulaşan günebakan çiçekleri Rus Ortodoks Kilisesinin, kutsal günlerde yenmesini yasakladığı yağlı yiyeceklerin listesinde yer almaması nedeniyle hemen benimsenir (6).  Ruslar “semeçki” adını verdiği çekirdeği “milli çerez” olarak kabul eder ve Çeboksarı’da “Çekirdek Çitleten Babuşka” heykeli bulunur. Ülkemizde bir çevre felaketi düzeyine ulaşan “çekirdek çitleme” Ruslar için bir köy eğlencesi olur ve bu eğlenceyi tüm Rusya’ya yayan ise 1917 Ekim Devrimi’dir. Dönemin tanıkları Petrograd’da insanların mitinglerde kitle halinde çekirdek çitleyip konuşmacıları dinlediklerini aktarırlar. 

Ülkemize ise 1. Dünya Savaşı’ndan sonra Romanya ve Bulgaristan’dan gelen göçmenler tarafından getirilir (6) ve Ege, Trakya-Marmara bölgelerinin en çok yetiştirilen bitkisi olur.  

Dünya Dillerinde Güneş Çiçeği Olarak İsimlendirilen Bitki Türkçede Neden Ayçiçeği? 

Helianthus annus (Günebakan Çiçeği)Eski Yunan’da güneş anlamına gelen “helios” ve çiçek anlamına gelen”anthos” sözcüklerinden oluşur. Bitkinin çiçeğinin gündüzleri güneşe yönelmesi nedeniyle diğer dillerde güneş çiçeği anlamında kelimeler kullanılırken Türkçe ’de ayçiçeği olarak adlandırılır.  

Türk Dil Kurumu sözlüğünde ayçiçeği “Birleşikgillerden, sarı renkli çiçeği çok iri olan, yurdumuzda çok yetiştirilen bir bitki, günçiçeği, günebakan, gündöndü, günâşık (Helianthus annuus); bu bitkinin yağ çıkarılan ve çerez olarak da yenilen tohumu” olarak tanımlanır (8)

Türk Dil Kurumu tarafından 1928 senesinde hazırlanmış ilk İmlâ Lügati’nde ayçiçeği kelimesinin bulunmadığı, bu lügatte bulunmayan ayçiçeği kelimesinin lügat kolu çalışmalarıyla 1944 senesinde hazırlanan ilk Türkçe Sözlük’te yer aldığı görülür (9). Sözlükte ayçiçeği kelimesi “ayçiçeği, –ni b.iBirleşikgillerden, çiçeği çok iri, tabak şeklinde ve sarı renkte olan, tohumundan yağ çıkarılan ve memleketimizde çok yetiştirilen bir bitki. Buna çiçekleri güneşe doğru döndüğü için “günebakan” da denir.” şeklinde açıklanır. Aynı sözlükte ayçiçeği ve günebakan adlandırmalarının yanında günçiçeği de ayçiçeği karşılığı olarak verilir (9)

Halk arasında genellikle günün her vakti güneşi takip eden, ona yüzünü dönen ve güneşe benzeyen özelliklerinden dolayı “günçiçeği“, “gündöndü” gibi isimlerle anılan bitkinin yazı dilinde neden güneşle değil de ay ile ilişkilendirilerek “ayçiçeği” ismi verildiği tam olarak bilinmemekle birlikte ay gibi yuvarlak ve ışığı çağrıştırdığı için bu ismin verildiği söylenir. Ayrıca “aydın, aydın çiçē, aydın çiçeği, aydın gülü, aygın çiçeği, aygün, aygün aşığı, aygün çiçeği” gibi kullanımlardan eksilme sonucu ortaya çıkmış olabileceği ihtimali de mevcuttur (9)

Hayranlık Uyandırıcı Diziliş  

Günebakan Çiçeğinin taneleri altın oranı takip eden bir spiral oluşturacak şekildedir. Günebakan çiçeğinin merkezinden dışarıya doğru sağdan sola ve soldan sağa doğru taneler sayıldığında çıkan sayılar Fibonacci dizisinin ardışık terimleridir ve bu ardışık terimlerin birbirine oranı altın oranı verir. Günebakan çiçeğinin hayranlık uyandırıcı bu dizilişi güneş enerji santralleri için mühendislere esin kaynağı olur. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)’den üç öğrenci güneş enerjisinden faydalanmak için kurulan güneş panelleriyle ilgili bir araştırma yapar. Bu panellerle daha çok enerji elde etmeyi hedefleyen öğrenciler günebakan çiçeğinin hayranlık uyandırıcı dizilişinden yararlanarak benzer bir yapı oluşturmak amacıyla incelemelerini sürdürürler ve panellere güneşi algılayabilecek aynalar yerleştirirler. Güneş enerjisi santrallerinde aynaların hareket edebilecek biçimde, Fibonacci kuralına göre dizilmesi ile güneş ışınlarının merkezde yer alan elektrik üretim kulesine yönlendirilmesi kolaylaşırken, gölge oluşmasını engelleyerek bu panellerden maksimum verim alınmasını sağlanır. 

Tasarlanan paneller geçtiğimiz aylarda Malibu’da bir okulun bahçesine kurulur. Sistemin bir günde yaklaşık 260 kilowatt enerji ürettiği ve okulun enerji ihtiyacının %75-90’lık kısmının güneş enerjisiyle karşılandığı görülür (10).

Günebakan Çiçeği ve Altın Oran İlişkisi (11) 
Günebakan Bitkisinden Esinlenilenerek Tasarlanan Güneş Panelleri (10)

Günebakanlar (Ayçiçeği) Neden Güneşi Takip Eder? 

Bitkinin çiçek kısımları gün içinde güneşin konumunu takip ederek doğudan batıya doğru hareket eder. Geceleri ise tersi yönde hareket ederek sabahki konumlarına geri dönerler. Bu günlük hareket, gelişme dönemindeki ayçiçeği tomurcuklarında görülür ve çiçekler gelişimlerini tamamladığında durur. Olgunlaşmış günebakanlar sürekli olarak doğuya doğru yönelir.  

Günebakan Çiçeğinin güneşe yönelmesinde, bitkinin güneşe bakmayan yüzünde biriken bitkinin büyüme şekli, miktarı ve yönüyle ilgili düzenlemelerde görev alan oksin hormonunun etkisi vardır. Oksin hormonu bitkinin ışık almayan kısmında daha fazla birikir, bu nedenle bitkinin ışık almayan kısmı daha hızlı büyür ve bitkinin ışık alan kısma doğru eğilmesine neden olur.  

Günebakanların doğu-batı hareketinin tam olarak nasıl işlediği öğrenmek isteyen bilim insanları, kapalı büyüme odalarında ve dışarıya konulan saksılarda gözlem ortamı oluşturacak şekilde deneyler yaparlar. Yapılan deneyler ile ilgili Kaliforniya Davis Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapan Stacey Harmer, LA Times’a olgun günebakanların güneşi izlediklerinin yaygın bir kanı olduğunu ama aslında bunun doğru olmadığını, olgunlaşmış günebakanların daima doğuya doğru yöneldiğini, gelişme dönemindeki günebakanlarda ise sabah saatlerinde doğuya yönelenlerin daha hızlı ısındığını ve bu nedenle batıya yönelenlerden 5 kat fazla dölleyici çektiğini belirten bir açıklama yapar. Söz konusu araştırmada bilim insanları ayrıca genç günebakanların 30 saatlik bir ışık döngüsüne maruz bırakıldığında tekrar döngünün başına doğru hareket etmediklerini ancak 24 saatlik bir döngü sağlandığında, bitkilerin “güneş” yönünü takip ettiklerini gözlemler. 2016 senesinde Science dergisinde yayımlanan bu araştırma günebakanların güneşe yönelmesinin nedeninin sadece gün ışığının olmadığını, biyolojik ritim olarak da isimlendirilen sirkadiyen ritme de dayandığını açıklar niteliktedir.

Van Gogh ve Ayçiçekleri

Vincent van Gogh ve onun Ayçiçekleri… Van Gogh’un ressam Paul Gaugin’e duyduğu minnettarlığı ifade eden, kimilerine göre sarı rengi mutlulukla özdeşleştirerek kimilerine göre ise epilepsi hastalığı nedeniyle kullandığı ilaçların yan etkisi ile sıklıkla dönüp çalıştığı, kendi sembolü haline getirdiği ve farklı kompozisyonlarda yorumladığı çiçektir ayçiçekleri. Monet’in nilüferleri sahiplendiği gibi sahiplendiği ayçiçeklerinden “Biliyorsun şakayık çiçeği Jeannine’nindir, hatmi çiçeği Quost’a aittir, ayçiçeği de galiba biraz benim…” diye bahseder Van Gogh, kardeşi Theo’ya yazdığı bir mektubunda. 

Van Gogh’un günebakan çiçeklerine olan tutkusu 1880’lerin sonlarında başlar. Ressamın en bilinen eserlerinden olan “Sunflowers” (Ayçiçekleri) aslında iki seri natürmort resmini konu alır. İlk seri Van Gogh’un 1887 senesinde Paris’te yapmış olduğu 4 adet resimden oluşur. Bu resimlerde olgunlaşmış kesik ayçiçeklerinin bir zemin üzerinde resmedildiği görülür (12)

İkinci seri olan vazodaki ayçiçekleri serisi ise 3, 5, 12 veya 15 çiçekten oluşan 7 adet resimden oluşur (14). Van Gogh daha çok sarı rengi ağırlıkta kullandığı bu ikinci seriyi 1888-1889 senelerinde Arles’te bulunan Sarı Ev’inde kurduğu stüdyoda tamamlar. Kurduğu stüdyoyu hayranı olduğu Fransız ressam Paul Gauguin ile paylaşmak isteyen Van Gogh, çeşitli yollarla Gauguin ile temasa geçerek onu Arles’te bulunan stüdyosuna davet eder. Gauguin’in, davetini kabul ettiğini ve Arles’e geleceğini öğrenen Van Gogh, dostunun kalacağı odayı süslemek amacıyla birkaç resim yapmaya karar verir. Yaptığı ilk seri ayçiçeklerinden ikisini çok beğenen Gauguin’i etkilemek için ikinci bir seri ayçiçekleri yapmaya başlar. Bu ikinci seriyi vazoya yerleştirilmiş çeşitli boylarda ayçiçeklerinden oluşan bir kompozisyon olarak tasarlar. Dostunu heyecanla bekleyen Van Gogh, Sarı Ev’inde kurduğu stüdyoda yaptığı ayçiçeklerine ilişkin kardeşi Theo’ya mektubunda şöyle yazar (12)

“Çok sıkı çalışıyorum, bir Marsilyalının balık çorbası içerken gösterdiği hevesle resim yapıyorum; çok büyük ayçiçeklerinin yağlı boya resmini yaptığımı öğrendiğinde bu hevesime şaşmazsın herhalde. 

Üstünde çalıştığım üç tuval var elimde -birincisi, açık renk bir geri plan üstüne, yeşil bir vazoda üç çok kocaman çiçek, 15 numara bir tuval; İkincisi, biri tohuma kaçmış, taç yapraklarını dökmüş, biri tomurcuk halinde üç çiçek, geri plan koyu mavi, tuval 25 numara; üçüncüsü, sarı bir vazoda bir düzine çiçek ve tomurcuk (30 numara tuval). Sonuncusu açık renk üstüne açık renk, umarım en güzeli olacak. Bu konuyu bu kadarla bırakmayacağım herhalde. Artık Gauguin ile birlikte kendi atölyemizde oturmayı kuruyorum ya, stüdyo için dekorasyon hazırlamak istiyorum. Hep kocaman kocaman ayçiçekleriyle… Hani, senin dükkânın bitişiğindeki lokantada çok güzel süs çiçekleri vardı ya, orada, pencerenin içinde duran ayçiçeği hep aklımda. 

Bu fikri gerçekleştirirsem on iki ayrı tablo olacak; hepsi birden, sarı ve mavi üstüne bir senfoni oluşturacaklar. Her sabah şafakla birlikte bunun üstünde çalışmaya başlıyorum, çünkü çiçekler çok çabuk soluyor ve her tabloyu bir oturuşta bitirmek gerek.” 

Helios’un Sureti – Günebakan Çiçeğinin Hikayesi

Helianthus türü bir çiçek olan günebakan, bu özelliğinden dolayı Yunan mitolojisindeki güneş tanrısı Helios ile ilişkilendirilir (16). Yunan mitolojisinde kul köle olmayı temsil eden günebakan; Çinlilerde ise ölümsüzlük sembolüdür.  

Söylenceye göre günlerden bir gün güneş tanrısı Helios, kendisini yorgun hissettiği bir akşam Phtya kıyılarına iner. Kıyıda yürüyen Helios’un kulağına bir şarkının büyülü melodisi çalınır ve şarkı bitinceye dek bu sesi dinler. Sesin sahibi ile tanışmak isteyen Helios, kendini görünmez kılar ve ilerlemeye başlar. Şarkıyı söyleyen kişi o güne dek Helios’un görmediği güzellikte olan su perisi Clytie’dir. Clytie, Helios’un onu izlediğinden habersiz yeni bir şarkı mırıldanmaya başlar. Clytie’den gözlerini alamayan Helios ondan daha fazla uzak kalamayacağını hissedip periye doğru yaklaşır. Clytie ne olduğunu anlayamaz ve birdenbire karşısında beliren Helios’dan korkar. Helios periyi sakinleştirir ve ona korkmamasını söyler. Sözleriyle Clytie’yi etkileyen Helios her gün güneşle birlikte arabasını gökyüzünde bırakarak yeryüzüne iner ve Clyte ile birlikte vakit geçirir.  

Bir gün Helios’u ilk karşılaştıkları yerde beklemeye başlar Clytie. Günler geçer, Clytie beklemeye devam eder ama Helios gelmez. Bekler, bekler, bekler… Bitkin düşen Clytie’nin haline üzülen deniz tanrısı Thetis periyi günebakana dönüştürür. 

Yararlanılan Kaynaklar

  1. Anonim 2020. Web Sitesi: https://tr.pinterest.com/search/pins/?q=sunflower&rs=typed&term_meta[]=sunflower%7Ctyped
  2. Anonim 2020. Web Sitesi: https://en.wikipedia.org/wiki/Helianthus
  3. Anonim 2020. Web Sitesi: https://www.flickr.com/photos/mustafaciftci/36145900540/in/photolist-29DiFiA-X56bVJ-26QUTu1-26a8hAy-nYhfex-bDuPYr-2844NAo-bVtCNv-fP5wtE-Ki5M5M-NsCZqU-oH9prx-6YKwrS-M2ynWo-2cYhGHA-aic2Vn-JwKhcw-27RdUKU-9vAMk-8zb1jv-vPR9da-Q4zaq-27dypSr-fNMX2H-6NyMmR
  4. Anonim 2020. Web Sitesi: https://www.instagram.com/mozartculturestr
  5. Anonim 2020. Web Sitesi: https://acikradyo.com.tr/botanitopya/heliosun-sureti-gunebakan 
  6. Tosun, A. ve Özkal N. 2000. Helianthus Türlerinin Kimyasal İçeriği ve Biyolojik Etkileri. Ankara Eczacılık Fakültesi Dergisi. 29 (2) 49-74. Ankara, Türkiye.  
  7. Anonim 2020. Web Sitesi: https://www.turkrus.com/668311-ortak-tutkumuz-cekirdek-rusyayi-nasil-fethetti-cennet-o-gittigi-gun-gelecek-xh.aspx 
  8. Anonim 2020. Web Sitesi: https://sozluk.gov.tr
  9. Özçoban, Y. 2015. Dünya Dillerinde Güneş Çiçeği Olarak Adlandırılan Bitki Türkçede Neden Ayçiçeği. Balıkesir Üniversitesi. Fen Edebiyat Fakültesi. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. Balıkesir. Türkiye.  
  10. Anonim 2020. Web Sitesi: https://services.tubitak.gov.tr/edergi/user/yaziForm1.pdf?cilt=48&sayi=887&sayfa=4&yaziid=3795
  11. Beyoğlu, A. 2016. Sanat Eğitiminde Altın Oran ve Leonardo da Vinci’nin Eserleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi. Van, Türkiye.
  12. Anonim 2020. Web Sitesi: https://www.sanatabasla.com/2013/09/aycicekleri-sunflowers-van-gogh/ 
  13. Anonim 2020. Web Sitesi: https://www.pivada.com/vincent-van-gogh-aycicekler
  14. Anonim 2020. Web Sitesi: https://tablolarinanlamlari.blogspot.com/2013/09/aycicekleri-tablosunun-anlami-nedir.htm
  15. Anonim 2020. Web Sitesi: https://tr.wikipedia.org/wiki/Vincent_van_
  16. Gezgin. D. 2010. Bitki Mitosları. 3. Basım, Sel Yayıncılık. İstanbul. 
  17. Anonymous 2020. Web Sitesi:  https://commons.wikimedia.org/wiki/File:Clytie-DelaFosse-Trianon.jpg 
FavoriteLoadingFavorilere Ekle

Cevap Ver

Yorumlarınızı Merak Ediyoruz.