Reklam Sponsoru

Selaginella lepidophylla – Yeniden Diriliş Bitkisi

Sponsor

2021 bir bitki olsa adı ne olsun isterdin deseler, Selaginella lepidophylla derdim. Namı diğer Yeniden Diriliş Bitkisi ya da sahra çalısı..

Varoluşçuluk, soyut anlamda yeryüzünde devamlılık sağlamak, genlerini bir sonraki nesilde devam ettirmek açısından insana en çok benzeyen bitki, yüz yıllık bir serüvenin, derin bir uykudan uyanışın hikayesi;

Sahra Çalısı (Yeniden Diriliş Bitkisi)

Selaginella lepidophylla, spikemoss ailesine ait bir çöl bitkisi türüdür. Sahra çalısı olarak bilinen S. lepidophylla, kuraklığa dayanabilmesiyle ünlüdür. Kurak iklimde gövdesi birleşerek bir top şeklini alır, nemli yerlerde ise top şeklinden çıkarak kendini salar ve tekrar yeşil haline döner. Selaginella lepidophylla, Chihuahuan (Arizona) Çölü’ne özgü bir bitkidir.

Yeniden Diriliş Bitkisi

Tamamen Kuruduktan Sonra Yeniden Hayata Dönebilir

Sahra’da, yüz yıl boyunca top şeklini alarak rüzgarlara karşı tohumlarını koruma altına alır. Diğer bitkilerin aksine su olmadan yaşayabilir. %100 kuraklığa dayanıklılık gösterir. Dışardan bakıldığında kuru dallarıyla hiçbir yaşam belirtisi göstermeyen ölü bir bozkır çalısına benzer. Yağmur yağana kadar çölde oradan oraya sürüklenir. Çöle yüz yılda 2 defa yağmur yağar.

Tohumlarını toprağa bırakmak için yağmurun yağmasıyla top şeklinden çıkarak suyun içine dallarını yayar. Açıldığında bir yağmur daha gelir ve tohumlarını yağmur damlalarıyla birlikte serbest bırakır.

Bir iki hafta kadar sürede gelişimini tamamlar, çiçek vermeye başlar. Ancak güneş ışığıyla birlikte dalları kurur ve ölür. Artık genlerini aktarmış ve soyut varlığını devam ettirmiştir.

Yeniden Diriliş Bitkisi

2021 Yeniden Diriliş Bitkisi gibi Olsun.

2020 başından beri tüm insanlar için zorlu bir seneydi. Şehit haberiyle başladık , depremler, seller , uçak kazaları ve en sonunda da virüsle çetin bir mücadeleye girdiğimiz bir yıl oldu.

2020’de herkes uzak ya da yakın bir tanıdığını kaybetti. Okula gitmeye, sokaklarda koşup oynamaya, sevdiklerimizi görmeye ve daha birçok şeye hasret kaldık. Kucaklaşmanın sıcaklığını, dostlarımızla içtiğimiz kahveleri, kalabalık aile kahvaltılarını, piknikleri, bayramlaşmayı çok özledik. Misafirperver bir millet olarak kendi kabuğumuza çekilip yaşamayı kabullenmemiz pek kolay olmadı. Kısacası belki Sahra Çalısı gibi yüz yıllık bir uykuda beklemesek de koca bir yıl bizi bunca felaketten kurtaracak yağmuru bekledik, bekliyoruz.

2020’nin son demlerindeyiz ve umarız 2021 ihtiyacımız olan yağmuru, yeniden değerinin idrakına vardığımız sağlığı, birlikte yaşamanın mutluluğunu, maskesiz sokaklarda dolaşabilmeyi, özgürce nefes almayı, okulların bahçelerinde koşup oynayan çocukları, mantığın değil ama halayın bizi her yere götürebildiği düğünlerimizi yani bizi biz yapan her şeyi beraberinde getirir.

Bu yağmurla birlikte daha nice yüzyıllar köklerimizi daha sağlam bir şekilde topraklarımıza salar, neslimizin devamı için güzel bir dünya bırakırız.

Yazımızı şairin dizeleriyle bitirelim. Biz susalım, şiir bizi anlatsın.

BİR YAĞMUR BEKLİYORUM, KURUYANI ISLATSIN

BİR YAĞMUR BEKLİYORUM, TOHUMLARA CAN KATSIN

BİR YAĞMUR BEKLİYORUM, SİLSİN KİRLERİMİZİ

BİR YAĞMUR BEKLİYORUM, BİZİ BİZE ANLATSIN.

Yeni yazılarımızın cihazınıza anlık bildirim olarak gelmesini ister misiniz? Bildirimlere Abone olun.

Yorumlarınızı Merak Ediyoruz.